8 Ekim 2008 Çarşamba

Bügün Bana Bi iyilik Yap Hadi Gülümse....

Ne sen beni tanırsın ne de ben seni;ama senden bana bir iyilik yapmanı istemek için esir aldım gözlerini. Rica etsem,bir kaç dakikanı ayırır mısın bana?

Yeni bir gün başladı değil mi? Kim bilir neredesin şu anda.. Belki ofisine yeni girdin,kahveni yudumluyorsun.Belki birazdan kariyerini ciddi biçimde etkileyecek bir toplantıya gireceksin.Bir cerrahsın belki de; az sonra birisi beynini emanet edecek ellerine..Bir avukat da olabilirsin;öğretmen,dişçi,ya da bir mühendis'sin..Ama unutma;icra ettiğin iş ne olursa olsun,sen her şeyden önce bir İNSAN'sın..

Hiç düşündün mü arkadaşım;daha kaç tane Ekim\2008 yaşayacaksın nefes alıp verdiğin sürece?Hadi kaldır kafanı ve bulunduğun odaya şöyle bir göz at;belki bir dakika sonra bir deprem olacak ve o odada bir daha asla bulunamayacaksın.Hava kapalı diye suratın asık çıkmıştın yataktan sabah;düşünsene,kaç sabah kaldı önünde ''umarım yarın güneşli olur'' diyebileceğin?Acaba kaç kere kahve fincanını eline alıp o büyüleyici kokuyu içine çekebileceksin?Elini attığın o paketten kaç kere daha sigara çıkartıp yaka bileceksin düşündün mü hiç?Şimdi arkana yaslan,derin bir nefes al,ve yaşadığın için GÜLÜMSE;yarın bunu yapmak için şansın olmaya bilir,unutma..

Telefon çalıyor,duyuyorum;hatta bütün gün hiç susmayacak biliyorum...Birazdan eline kalemi alıp,gömüleceksin dosyaların arasına..Belki bütün gün direksiyon sallayacaksın;ayakların sızım sızım sızlayacak gaz-fren-debriyaj üçgeni arasında...O kadar çok insanla nuhattap olacaksın ki gün içerisinde,zonklarcasına ağrıyacak başın; akşam olup eve gittiğinde,ilk işin bir ağrı kesici almak olacak.Stres,keskin bir mide ağrısı olarak sana dönecek belki de..Her ne pozisyonda olursan ol;bir dakika dur ve GÜLÜMSE;unutma;telefon sesini duyabilecek bir kulağın,kalemi tutabilecek bir elin,araba kullanmanı sağlayacak,yürüyebilecek ayakların var..Ya olmasaydı?

Patronun çekilmez bir adam değil mi?Ya da şu muhasebeciyi kovmak için an kolluyorsun..Çaycı yine soğuk çay getirmiş,temizlikçi kadın masanın tozunu salla pati almış,Ayşe hanım birazdan başlar dedikodunu yapmaya,Ahmet bey ayağını kaydırmak için fırsat kolluyor, bende farkındayım.. Hadi kimseye çaktırmadan hafifçe GÜLÜMSE;bütün bunları yaşaya biliyorsan,demek bir para kazanabildiğin bir iş'in var. Ya olmasaydı?

Sabah nasıl olduysa, aynı hızla akşam da olacak..Eve gittiğinde annen,baban ya da eşin, çocukların.. Belki bir kucak dolusu sorunla bekliyor olacaklar kapının önünde..Ağzını açıp tek bir kelime etmeden önce GÜLÜMSE; unutma, onlarsız bir hayat düşünmek ne kadar zor olacaksa,onlara bir gülümsemek o derece kolay gelecektir sana..Ya hayatında ki insanlardan biri yanında olmasaydı?

Sadece hatırlatmak istedim arkadaşım;şu anda,ne kadar süre kaldığını bilemediğin bir yaşamının ilk dakikalarını tüketmekle meşgulsün.Bu yaşam sana sunulurken,nerede biteceği konusunda bi bilgi verilmedi ve bir salise dahi uzatabilme şansın olmayacak. Yaşadığın ve yaşayacağın acılara karşı sana verilen,senin ve karşı tarafın canını yakmayan tek silah ise GÜLÜMSE olacaktır bu yaşam denen oyunda...Bu silahı çekmekten korkma, ve unutma, ne kadar fazla kullanırsan,o kadar fazla ''mutluluk'' olarak geri dönecektir sana. Hadi korkma, lütfen dene; o kadar basit ki bunu yapmak. Hemen şimdi, şu anda bakmakta olduğun ekrandan başını kaldır ve odanda bulunanlara GÜLÜMSE. Asistanına patronuna, hatta sokağa çıktığında karşıdan gelen yaşlı amcaya bile gülümse.. Dene ve nasıl mucizeler yarattığını kendi gözlerinle gör.

Tüm bu okuduklarına rağmen hala bunu yapmak senin için zor geliyor ise,seni hiç tanımayan bir insanın senden bir ricası olarak kabul et ve lütfen benim için GÜLÜMSE insanlara.. Mutluluk bulaşıcı bir hastalık gibidir asla unutma;yeterki sen bulunduğun ortama yaymaya başla virüsü;Edirne den, Ağrı ya, İzmir den Batman a kadar ülkenin bir ucunda kahkaha sesleri duyulsun bu sabah.. Bunu yaptığın zaman, tanımadığın bir insana farkında olmadan çok büyük bir hediye vermiş olacaksın;sayende bende mutlu insanların olduğu bir ortamda başlamış olacağım güne. Ve bu mutluluğun mimarı sen olmuş olacaksın.. Bundan daha fazla keyif verici ne olabilir ki sabahın bu saatin de?

Aaaa,hadi ama!!!


Gülümseyerek kalın...

Eski Aşkları Özlediniz mi?

Neyi arıyorsan sen o'sun der Mevlana zulmü arıyorsan zalim, aşkı arıyorsan aşıksın der.Aşk büyük bir zülüm oldu artık sevemiyorsunuz eskisi gibi uğradığınız en büyük zulümdür. Sevdiğimzi söylemiş ve ona her seferinde bunu hak ettiğin için söylüyorum dersiniz.oysa ki o bunu hak ettiği için değil. ''seni seviyorum'' kelimesini, her defasında onu sevdiğiniz için söylemişsinizdir. Aşk yanına geldi mi her şey unutuluyor, uzağına gittimi hayat ondan ibaret geliyordu. Çünkü onunla her şeyi göze alabilirsiniz uyumadan önceki son dakikalar onun olduğu gibi güne başladığınız ilk dakikalarda onundur. uyuyunca rüyanızda uyandıksanız hep aklınızdır. Daha dün tanımış bugün kalbinizin baş köşesine koymuşsunuzdur.Ve şimdi devirde nesilde değişti…Komuşunun çocuğunu iki misketle kandırıp, yazdığınız mektubu el altından komuşunun kızına göndermiş, komuşunun kızından gelen mektubu iki miskete ikna olmayan,mektubu elinden almak için mısketın yanında bahşiş olarak aldığınız gofretleri, arkadaşlarıyla paylaşmadan sinsice bir köşede yiyen çocuğa geldi aşkın sırası… Artık aşklar yoldan geçen sevgiliye penecerlerin perdeleri altından gizlice bakmıyor, sanal alem denilen yerde pencereyi, camı sonuna kadar açıp hiç korkmadan kafa tutuyordu.Dedim ya devirde nesilde değişmişti….Duygular sahte aşklar sanal olunca, sevgilerde basitleşmiş bunun üzerine hiç heycanlanmadan, allık sürülen yanaklara konulan ilk sahte öpücüklerde tuzu biberi olmuştu.kısa bir süre sonra aşk bitecek, o haylaz çocuk yeni aşka yelken açacak, eskisinden niçin ayrıldın? Dediğinde yeni aşk, öyle olması gerekiyordu diyecek, daha ilk baştan yeni aşka da güvensizliğini sezdirecek,sevdikçe kıran kırdıkça arkasında bir kırık kalpler mezarlığı bırakan haylazın,en sonunda o terk ettiklerinin ahı tutup biçare kendi yalnızlığına kapıycaktır.Eğer başa dönersek aşk değişmedi kelime anlamı aynı. Hitler öldü zulmü hala konuluşuluyor. Ortaya gelirsek aşk sadece zulum.ortadan bir alta inersek, aşk layık olanda kalmalı ve tek kişilik olmalı.

6 Ekim 2008 Pazartesi

Geri Döndüm

öğrenciyim öss yds dershane okul derken ne cevreme nede kendıme zaman ayıramıyorum uzun zamandır burayı takip edemedım ama artık bende bişeyler yazmaya karar verdım hergün olmaya bilir fakat fırsat buldukca burda olacağım ...